Hititlerden kalan tuz mağarası sağlık turizminin gözdesi

Çankırı’da Hititler döneminden beri tuz elde edilen ve yerin 150 metre altında bulunan mağara, kentin tanıtımında önemli rol oynuyor.

18 bin metrekare kapalı alana sahip mağara, 200 yıllık olduğu değerlendirilen ve bozulmadan korunan eşek, tahnit edilmiş çeşitli hayvanlar ve çok sayıda heykel ve sanat eseri turistleri Çankırı’ya çekiyor.

Çankırı Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarla mağaranın sağlık turizminin yanı sıra kültür sanat ve spor faaliyetleri gibi etkinliklere de ev sahipliği yapması planlanıyor.

Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Çankırı tuz mağarasında hala tuz üretiminin sürdüğünü söyledi.

Mağaraya büyük önem verdiklerini belirten Esen, “Çankırı’da alternatif turizm anlamında hatta Türkiye’de ve dünyada eşsiz bir yer. 2022 yılında ilk festivalimizi yaptık TuzFest adı altında, bu yıl ikincisini gerçekleştirdik. Göreve geldiğimizde 2019 yılında burası yıllık yaklaşık 50 bin ziyaretçi çekiyordu ama her yıl yeniliklerle, içerideki sosyal donatılarla, sanatsal yapılarla burayı daha hareketli hale getirdik.” dedi.

Tuz mağarasının Türkiye’ye 400 yıl yetebilecek tuz rezervine sahip olduğuna işaret eden Esen, “Bu anlamda, Çankırı’da turizm anlamında en büyük lokomotifi durumunda. Bu yıl yaptığımız festivalimizde 15 gün içerisinde 1 milyon ziyaretçimizi ağırladık. Çok önemli bir maden. Geçmiş dönemden bugüne kadar uğruna savaşlar yapılmış bir maden, bunun kıymetini biliyoruz. Yaklaşık 14 bin sektörde kullanılıyor fakat biz bunu turizm anlamında Çankırı’yı cazibe merkezi haline getirmek için tuz mağaramızı her geçen gün daha da zenginleştirerek içini daha çekici hale getirmeye gayret ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“SAĞLIK TURİZMİNE HİTAP EDECEK”

Mağaranın sosyal donatısında, park alanında, aydınlatmasında çalışmaların sürdüğünü, ilerleyen süreçte daha çok kişiyi ağırlayacaklarını dile getiren Esen, şunları kaydetti:

“Biz oraya Yer Altı Tuz Şehri diyoruz. Çok büyük bir alan. İçerisi ilerleyen süreçte sağlık turizmine hitap edebilecek, insanlara şifa dağıtabilecek. O havanın, o atmosferin çok büyük önemi var. Öyle bir alan oluşturacağız. Bunun örnekleri var dünyada. İçerisinde yöresel ürünlerimizin tattırabileceğimiz alanlar oluşacak, konferans salonları olacak, çeşitli etkinlikleri yapabileceğimiz alanlar oluşturuyoruz. Bunların projeleri hazır. Her gün üzerine bir şeyler katarak daha güzel hale getiriyoruz.”

“Bu anlamda sadece tuz mağarası değil, Çankırı’mızın doğal, kültürel güzelliklerini de inşallah tüm dünyaya tanıtacağız. 2024 yılında çok daha büyük turist akını bekliyoruz. Hedefi 1 milyon koymuştuk ama 2 yıl gibi bir süre zarfında bunu gerçekleştirdik. Ben herkesin gelip görmesi gereken bir yer olduğunu düşünüyorum. Hakikaten şehrimiz, tuz mağaramız, tarihi konaklarımız, yöresel ürünlerimizle Çankırı keşfedilmeye değer bir yer.”

Tuz mağarasının Çankırı’nın turizminin yanı sıra ekonomisine de önemli katkılarının olduğuna dikkati çeken Esen, “En büyük hedefimiz tuz deyince akla Çankırı gelsin istiyoruz. Her sofrada tuzumuz var diyoruz. Mineral değerleri açısından en kıymetli tuza sahibiz. Şehrin gelişmesi, ekonomisi, sosyalleşmesi ve dünyaya tanıtım anlamında çok büyük önemi olduğunu ifade edebilirim.” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x